At Peace, modern hayatın temposu içinde kendimizle yeniden temas kurabilmek, şefkati ve kabulü günlük yaşamın bir parçası haline getirebilmek amacıyla kuruldu.
Mindfulness, meditasyon, yoga ve nefes çalışmalarını bir araya getirerek; insanların durup nefes alabilecekleri, kendilerine alan açabilecekleri ve iyi oluşlarını destekleyebilecekleri bir topluluk oluşturmayı amaçlıyoruz. Çünkü iyileşmenin ve gelişimin yalnızca bireysel bir süreç değil, aynı zamanda paylaşılan deneyimler ve anlamlı bağlar aracılığıyla güçlendiğine inanıyoruz.
Çoğumuz yorgunuz. Sosyal medyanın da etkisiyle hayatımız giderek bir kıyaslama alanına dönüştü. Kendimizi sürekli başkalarıyla ölçüyor; işimizin, bedenimizin, ilişkilerimizin ve hatta duygularımızın kusursuz olmasını bekliyoruz. Dünyadaki belirsizlikler ve artan iş yükü altında kendimizi daha az güvende hissedebiliyoruz. Böyle anlarda acıdan kaçıp hızlıca huzura ermeyi istememiz çok doğal. Ancak mutluluğu ulaşılması gereken bir hedef, iyi hissetmeyi ise sürekli korunması gereken bir durum olarak gördüğümüzde, fark etmeden kendimizi daha mutsuz ve umutsuz hissedebiliyoruz.
Oysa yaşam sadece hoş duygulardan oluşmaz; hayal kırıklığı, kaygı ve belirsizlik de insan deneyiminin en doğal parçasıdır. Gelişim ve yapıcı dönüşümler, çoğu zaman konfor alanımızdan uzaklaştığımızda, o anki rahatsızlığı göze alabildiğimizde başlar. Bilinçli Farkındalık (Mindfulness) yaklaşımı da tam olarak burada devreye girer. Amacı, yaşamın zorluklarını ortadan kaldırmak ya da bizi sürekli mutlu kılmak değildir. Aksine, acıyı yok etmeye çalışmak yerine onunla olan ilişki biçimimizi değiştirmeyi hedefler.
"Dalgaları durduramazsınız ama sörf yapmayı öğrenebilirsiniz."
Hayatın getirdiği dalgaları kontrol etmek her zaman mümkün olmayabilir. Ancak onlarla nasıl karşılaşacağımızı, onlara nasıl yanıt vereceğimizi öğrenmek bizim elimizdedir. Belki de huzur; fırtınanın tamamen dinmesini beklemekte değil, o fırtınanın içinde yönümüzü bulabilmekte saklıdır.
Psikoloji lisans eğitimimi Hollanda'nın en eski üniversitesinde Leiden University'de tamamladım. Ardından, spor ve psikolojiye olan ilgimi akademik olarak derinleştirmek için yüksek lisansımı Real Madrid Graduate School'da Spor Psikolojisi alanında tamamladım. Spor ve psikolojiyi bir araya getirmek uzun yıllardır en büyük hayallerimden biriydi. Aynı zamanda profesyonel bir flag football sporcusu olarak sporun disiplinini, zorluklarını, rekabetini ve beraberinde getirdiği eşsiz tatmin duygusunu birebir deneyimleme şansı buldum.
Ancak beni bugün bulunduğum noktaya getiren asıl dönüm noktası, Mindfulness Based Stress Reduction (MBSR) programıyla tanışmam oldu. Hayatımın yoğun stres altında geçtiği, çıkış yolu bulamadığımı düşündüğüm bir dönemde MBSR eğitimimi aldım. O süreçte kendime şu soruyu sormaya başladım:
"Gerçekten yaşamaya başlayabilmek için mükemmel koşulları mı beklememiz gerekir?"
Hayatımızdaki insanlar, olaylar ve dış koşullar her zaman istediğimiz gibi ya da istediğimiz hızda değişmeyebilir. Stres de hayatın kaçınılmaz bir parçasıdır. Ama daha huzurlu ve keyif aldığımız bir hayat için değişmesi gereken çoğu zaman dış dünya değil, ona verdiğimiz tepkilerdir.
Bugün insanlara stresle savaşmayı değil, stresle olan ilişkilerini yeniden kurma sürecinde eşlik etmeyi amaçlıyorum. Bunu yapabildiğimizde hayatımızın kalitesi de değişmeye başlıyor. Kendimize daha fazla alan açabiliyor, hayatı ertelemek yerine onu gerçekten yaşamaya başlayabiliyoruz.
At Peace tam da bu inançla doğdu. Burası yalnızca eğitimler veya danışmanlık hizmetleri sunan bir platform değil. Birlikte öğrenebileceğimiz, birbirimizden güç alabileceğimiz, deneyimlerimizi paylaşabileceğimiz ve bu yolculukta yalnız olmadığımızı hissedebileceğimiz bir topluluk.
At Peace'e hoş geldin.
Eğitimlerle ya da bireysel bir görüşmeyle başlayabilirsin — hangisi sana uygunsa.
Şimdiki ana dönmeyi, deneyimine yer açmayı ve stresle yeni bir ilişki kurmayı öğreten farkındalık temelli bir alan.